Zemberek

Saat zembereğindeki bir tellal edalısı olarak yine “kalıyorum”. Duruyorum, duruluyorum… Demek ki hala toprağa karışıyorum. Sen belki de ormanın en şifacı ağacısın TutBeni, ne dersin sonunda durur mu etrafımda hızla dönüşüne bir türlü alışamadığım bu dünya? Ya su… Debisi hala yetebilecek mi dersin, içimde gittikçe büyüyen boşlukları doldurabilmeye? Ah evet, nasıl unuturum su akar, akar, akar…

TutBeni ağacı, söylesene neresi burası, bu sesler de neyin nesi?!

Yorum Yapın

Yorum yapmak için giriş yapmış olmalısınız.